Neden Rüya Görüyoruz – Rüya Nasıl Yorumlanır ? – Mehmet EDE

  • Home
  • Makale
  • Neden Rüya Görüyoruz – Rüya Nasıl Yorumlanır ? – Mehmet EDE

Rüya
Neden rüya görüyoruz?Rüyada bize anlatılmak istenen nedir?
Rüyalar başka bir alemden mi bahsediyor?

Uyanmaya hazır mısın?!

Size desem ki rüya; Allah, ahiret ve kader gibi 3 iman esasını gösteren en açık delillerden biridir. Tabii, görmesini bilene. Nasıl mı? Rüyadayken beş duyu organımız da dünyaya kapalı. Aklımız da o esnada normal bir şekilde çalışmıyor. Ama aklımızın ve duyu organlarımızın devre dışı kaldığı bu hengamede bir başka alemin kapısı bize açılıyor, orada bir şeyler yaşıyoruz. Ölmüş olan insanlarla buluşuyor, hiç tanımadığımız insanlarla tanışıyor, bir anda uzun mesafeler kat ediyoruz. Bazen acı çekiyor, bazen mutlu oluyoruz. Sonra bir anda çalan telefon veya alarm ile bambaşka bir dünyaya uyanıyoruz. Beş duyu organımızla hissettiğimiz bu alemin ötesinde başka bir alemin olduğunu bundan daha güzel ispatlayan başka bir şey olabilir mi? Varlığın sadece beş duyu ile hissedilene indirgenemeyeceğini bundan daha açık ispatlayan başka bir şey olabilir mi? Ölüp gitmiş, belki de çoktan toprak olmuş yakınlarımızla aradan yıllar geçmiş olsa da rüya aleminde buluşuyor olmamız, onların aslında tümden yok olmadığını, bir başka alemde onlarla görüşmenin imkan dahilinde olduğunu göstermiyor mu?
Bazen gördüğümüz kabus bize öyle acı ve ızdırap veriyor ki, uyandığımızda derin bir oh çekiyoruz. Bazen de gördüğümüz tatlı bir rüya bizi öylesine sevindiriyor ki uyandığımızda tüh diyoruz. Sırf bu husus bile yaşadığımız fiziki alemin ötesinde başka bir alemde mutluluk ve hüznün olabileceğini göstermiyor mu?

Daha da ötesi var. Rüyalarımız Allah’ın ve kaderin en büyük ispatıdır. Hem biz kaderi nasıl tanımlıyorduk? Olmuş ve olacak her şeyin ezelde Allah tarafından bilinmesi. Ezelde bilinmesi ve takdir edilmesine kader, zamanı gelince bunların gerçekleşmesine kaza denir. İşte gördüğümüz rüyalar da kaderin varlığını ispat ediyor. Çünkü bazen uyanıkken öyle bir durum yaşıyorız ki, içimizden “ben bunu daha önce yaşamıştım” diyoruz. Olayı yaşarken, bunun daha önceden Allah tarafından bilindiğini, takdir edildiğini ve bize de gösterildiğini anlıyoruz. Ama önceden değil, tam olayı yaşarken anlıyoruz ki kaderin sırrı çözülmesin. Nice insanların gördüğü rüyalar aynen görüldüğü gibi çıkıyor. Hz. Yusuf’un küçükken gördüğü rüyanın yıllar sonra aynen yaşanmasını bir düşünün. Hz Yusuf zamanındaki kralın gördüğü rüyanın aynen gerçekleşmesini düşünün. Bu durum, olayların gerçekleşmeden önce Allah tarafından bilindiğini, planlandığını ve bize rüya aleminde gösterdiğini ispat eder. Nitekim Allah Resulünün (s.a.v.) peygamberliği de sadık rüyalarla başlamamış mıydı? Bütün bunlara rağmen akıl gözünü gerçeklere kapatanlar elbette rüyanın bize söylediği bu gerçeklere de gönüllerini tıkayacaklar. Rüyayı basit bir beyin fonksiyonuna indirgeyeceklerdir. Hem farz edelim ki rüya, beynin bir fonksiyonu. Peki, beyne bu fonksiyonu yükleyen kim? Bunu biz kendimiz mi yapıyoruz? Ufacık çocuklar ve bebekler bile korkulu rüyalar görüp uyanıyorlar. Veya güzel rüyalarından gülerek uyanıyorlar. Bu insan yapımı olabilir mi?
Görmesini bilene rüyalar, bir başka alemin var ve mümkün olduğunu, her şeyin bir plana göre işlediğini ve bütün bunların gerisinde insanların rüyalarına dahi müdahale edebilen ilahi bir güç bulunduğunu açık bir biçimde gösteriyor.

Tags:
Yorum yap
Konuşmayı Başlat
Merhaba, bizimle Whatsapp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Powered by